İnsancıl Sol, gücünü bağımsızlığından, etkisini tutarlı yayın politikasından almaktadır. İnsancıl Sol, kesintisiz demokrasi-sömürüsüz ekonomi hedefine gönül vermiştir. İnsancıl Sol, demokrasi ve halk eğemenliğini herşeyin üzerinde tuttuğunu izlediği yayın politikası ve ilkeleriyle de kanıtlamıştır. İnsancıl Sol, çoğulculuktan yanadır. Çoğunluk diktasınınsa karşısındadır. İnsancıl Sol, her türlü karanlığın, bağnazlığın ve mafya dahil kara düzenin de, hortumcunun da karşısındadır. Buna karşılık İnsancıl Sol barışçıl ve yapıcı her düşüncenin özgürce açıklanmasından yanadır. İnsancıl Sol, "sözde" değil özde soldur. Onun solculuğu, insan sevgisini baştacı yapan, Yunusların, Mevlanaların, Hacı Bektaşların toprağında ATATÜRK devrimleriyle yoğrulan ve ulusaldan evrensele erişen çağdaş solculuktur. Haram lokma kursağımızdan, halka tepeden bakan seçkinci solcular ise kapımızdan bile geçemez! Emperyalizmin de her türden ırkçılığın da önünde eğilmeyecek bir bayrağız, satın alınamayacak imanlı, halktan insanlarız; düşürülemeyecek bir kaleyiz. Bu gücümüze güç katan ve yolumuza ışık tutan da sizlersiniz. O zaman yolumuz ve bahtımız açık, yarınlarımız umutlu ve kutlu olsun!
DÜNYA BASININDAN SEÇKİLER ... GAZETELERİN İLK SAYFALARI ...
Dünya’da ve ülkemizde siyasal, ekonomik, sosyal, kültürel olgu ve olaylar son derecede hızlı bir şekilde gelişmektedir. İletişim çağının en büyük olanağı internet, medya alanında da insanlığı daha çok birbirine bağlamaktadır. Daha da ötede, katılımcı demokrasinin geliştirilmesinde de iletişim çağının teknolojik kazanımlarının çok önemli bir yeri ve değeri olduğu da bilinmektedir. Çeşitlilik içinde uyum ve farklılıklar içinde ortak yaşam değişik düşüncelerle daha çok mümkün olmaktadır. Örneğin bu gelişmeleri de içeren haber ve dosyaların bulunduğu BBC Turkish- Özel Dosyaları Türkçe olarak okumak olanaklıdır. Bir diğer örnek ise Dünyanın hemen her kıtasında önde gelen gazetelerin görsel olarak izlenebileceği Press Display web sayfasıdır. Günlük gazetelerin birinci sayfalarına da dilerseniz bakabilirsiniz...
MUSTAFA TÜRKEL: MÜCADELEMİZ SÜRECEK ... 02.03.2010 Saat: 10:58 Gönderen: habermerkezi
Danıştay, Bakanlar Kurulu'nun 4C'ye geçiş için işçilere tanıdığı 30 günlük sürenin yürütmesini dün durdurmuştu. Türk-İş önündeki Tekel eylemi 78'inci gününde sona erdi. Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel, Tekel işçilerinin eylemi sürdürdükleri çadırları kaldıracaklarını bildirdi. Türk-İş Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Tekel işçilerinin eyleminin bundan sonraki seyrine ilişkin açıklamalarda bulundu. ''Bu mücadele burada bitmedi'' diyen Türkel, saat 13.00 itibariyle çadırları kaldıracaklarını, saat 15.00'te de başından beri kendilerine destek olan civardaki esnafı ziyaret edeceklerini söyledi. Eyleme, 15-20 gün mola vereceklerini belirten Türkel, 1 Nisan'da bin işçinin Ankara'ya gelip bir gece kalacaklarını bildirdi. Türkel, ertesi gün düzenleyecekleri basın toplantısıyla belirledikleri eylem takvimini kamuoyuyla paylaşacaklarını ifade etti.
EMEKLİLER VE EMEK VERENLER 27.02.2010 Saat: 10:03 Gönderen: habermerkezi
İnsancıl Sol Y.K. üyesi, Eski Devlet Bakanlarından ve Diyanet İşleri Başkanlarından Dr. Lütfi DOĞAN yazdı: "Sevgili peygamberimiz işçinin, emek sahibinin teri soğumadan hakkını verin, diyor. Bu Hakkı Engellemek Zulümdür. Hak sahibi kim olursa olsun, isterse karşıtınız olsun, hakkını vermek hakka bağlılık, esenlik getirir onu hakkı ile ödeyene. Yüce Tanrı inanıp, yararlı işler yapanlara, eksiksiz, sağlam iş yapanlara, iş üretenlere, karşılıksız seven Rahman olan Allah Sevgi var edecektir, buyuruyor. Sağlam ,güzel emek üretenler buyrulduğu gibi yalnız yüce tanrının değil,herkesin sevgilileridir. Emeklinin emeği, sevgiüretir, iş üretir, maddi kazanç da sağlar. Böyle bir insana, emekliye her toplum saygılı ve sevgili olur. Hangi toplumda emekliler, emek sahipleri mutlu, sevinçli ise, o toplum adil toplumdur, diyoruz.Çağdaş toplumlarda, sosyal devlet bu yükümlülüğü üstlenmiştir. Biz nasılız? Çağdaş dünyanın nimetlerinden olan bu konuda neler yapmalıyız, toplumsal güvenimiz ne kadar, bir de kendimizi sorgulayalım . Kalın esenlikle!"
Hindistan'da küresel ısınmanın etkilerini azaltmaya yönelik görüşmeleri yürüten BM yetkilileri, son dönemlerde yapılan kimi ciddi hatalara rağmen, iklim değişikliği konusunun hala büyük bir inandırıcılık taşıdığını bildirdiler. Kopenhag zirvesinden sonraki ilk büyük toplantı Yeni Delhi'deydi. Toplantıya bilim adamları, siyasetçiler ve iş çevrelerinden yetkililer katılıyor. Yeni Delhi'de toplantıya katılan, Birleşmiş Milletler bünyesindeki Uluslararası İklim Değişikliği Paneli'nin başkanı Doktor Rajendra Pachauri, BBC'ye yaptığı açıklamada, tezlerinin geçerli olduğunu gösteren çok sayıda kanıt olduğunu söyledi. Pachauri, panelin bir süre önce hazırladığı raporda, sadece tek bir ciddi hata yapıldığını belirtti.
TMMOB Maden Mühendisleri Odası yalnız kendi sektörü ve alanı ile ilgili olarak değil, yapmakta olduğu çalışmalarla, Türkiyemizle ilgili olarak da kimi sorunların çözüm önerilerini dile getiren bir çaba içindedir. Gerçekten, TMMOB Maden Mühendisleri Odası'nın basın duyurusunda, "Oda Başkanımız Mehmet TORUN, Yönetim Kurulu Üyelerimiz ve Odamız eski Yönetim Kurulu Başkanı Asım KUTLUATA tarafından 04 Şubat 2010 tarihinde TBMM Madencilik Sorunlarının Araştırılması Komisyonu‘na, madencilik sektörünün sorunlarına ilişkin çözüm önerilerinin ve Odamız görüşlerinin aktarıldığı meclis tutanağı ekte verilmiştir." denmektedir. Konuyla ilgili Tutanak, bu haberin devamındadır.
GDO GIDALAR VE GERÇEKLER 26.02.2010 Saat: 21:03 Gönderen: habermerkezi
İnsancıl Sol Yayın Kurulu üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK yazdı: "İçerik olarak ise son derece önemli halk sağlığı sorunları doğurmaya adaydır. GDO’lu ürünlere Türkiye pazarı denetimsiz açılmaktadır. Kendisinden beklenen, düzenlediği alanı ulusal çıkarlar bağlamında tam anlamıyla kurallaştırma yerine, adeta “istendik boşluklarla” düzenlemektedir. Ayrıca, pek çok pozitif normlarının yerine getirilmesi ise, Türkiye’de yeterli olmaktan çok uzak insangücü ve teknik altyapı yüzünden gerçekçi olmayıp, yaşama geçirilmesi ve uygulanması olanaklı görülmemektedir. Uygulama olanağı büyük ölçüde olmayan ölü doğmuş bir Yönetmelik’tir." Lütfen bakınız makalenin tamamı
İnsancıl Sol Yayın Kurulu üyesi Prof.Dr. Ata ATUN yazdı: "Şimdi sahneye yeni bir strateji ile yeni bir oyun kondu. Bu oyunun kuralına göre ilk adımı Rum Temsilciler Meclisi attı ve “AB’ye üye bir devlet olan ‘Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti’nde garantiler ve garantörler düşünülemez” kararını aldı. Bu girişime karşı beklendiği şekilde ikinci adımı da KKTC Meclisi attı ve “Kıbrıs sorununa bulunacak olan bir çözümde, Garanti ve İttifak anlaşmalarının devam ettirilmesi gerektiği” yönünde bir karar aldı. KKTC Meclisinin bu kararı, etkiye tepki şeklinde yorumlanabilse de gerçekte artık 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının eki olan “İttifak” ve “Garantiler” ile ilgili anlaşmalar, içeriği değiştirilmek üzere tartışılmaya açılmış demektir. Bir müddet sonra ortaya birileri çıkacak ve “Adaya barışın gelmesi için bu iki birbirine zıt Meclis kararının ORTASINI BULALIM” diyecek ve her iki tarafın isteklerini belli bir ölçüde tatmin etmeye yönelik çeşitli önerileri masaya koyacak."
Hindistan Maliye Bakanı Pranab Mukherjee, ekonomiyi canlandırma önlemleri sayesinde güçlü büyüme oranlarını korumayı başardıklarını, ancak artık enflasyonun kontrol altına alınması gerektiğini söyledi. Yeni bütçeyi açıklayan Maliye Bakanı, kamu harcamalarını gözden geçirme ve bütçe açığını azaltma vaadinde de bulundu. Hindistan ekonomisinin bir yıl önceye göre çok daha iyi durumda olduğunu belirten Mukherjee, ülkenin bu mali yılda yüzde 8,7 büyümesini beklediklerini açıkladı. Mukherjee bunun ardından da hızlı bir şekilde yüzde 9'lara geri dönmeyi hedeflediklerini söyledi. 2009'un birinci çeyreğinde yüzde 6,7 büyüyen ülke, üçüncü çeyrekte yüzde 7,6'yı yakaladı. Büyümede en büyük katkıyı, tarımdaki düşüşü de sırtlayan üretim sektörü yapıyor.
BU OYUN, AKP NİN KOMPLOSUDUR 26.02.2010 Saat: 20:24 Gönderen: habermerkezi
İnsancıl Sol Yayın Kurulu üyesi, eski Ulaştırma Bakanlarından Erol ÇEVİKÇE yazdı: "Halkın gerçek sorunları dururken iki seçimde de AKP gerginlik ortamının ve soyut hukuk tartışmasının mağduru rolünü en başarılı biçimde oynadı. Şimdi üçüncü kez aynı oyunu yineliyor. Bu oyun tam anlamıyla AKP'nin bir komplosudur. Öyleyse, ana muhalefet niye bu oyunu bozmak yerine, bütün gücünü arkasından koşarak tüketiyor. Tırmanan hukuk savaşı elbette önemlidir. Ancak yaşanan sorunların hepsinin de asıl çözüm yeri sandıktır. AKP'nin hak etmediği yükselişini durdurmak için önümüzdeki seçim belki de son kavşaktır. Bu nedenle halkın aş ve iş sorununu, erken ya da zamanında yapılacak seçimin tek gündemi yapmanın mutlaka bir yolu bulunmalıdır."
TEKEL BİNASINDAN SONRA ARSASI ! 26.02.2010 Saat: 20:20 Gönderen: habermerkezi
Necati DOĞRU'nun kaleminden: "Tekel’in Unkapanı’ndaki altın değerinde 3 bin metrekare arazi üzerinde 2 bin 500 metrekarelik 5 katlı binasından sonra TEKEL’in Kartal Cevizli’deki sigara fabrikasının 29 bin dönümlük (292 bin metrekare) pırlanta arsası da iktidara yakın bir vakfa “üzerinde üniversite kursun” diye tahsis edildi... İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi oy çoğunluğu ile bu pırlanta araziye “080 emsalle toplam 240 bin metrekare bina yapmaya” imar izni vermiş midir? TEKEL’in Cevizli’de elde kalan ve her yapısı üniversite binası olmaya çok uygun; sigara fabrikası, ambalaj fabrikası, puro fabrikası, lojmanlar, konukevleri, spor tesisleri, araştırma enstitüsü binaları hazır varken ve boşa çıkmış duruyorken iktidara yakın Bilim ve Sanat Vakfı, niçin o binaları istemedi de güzelim ağaçlarla kaplı pırlanta araziye göz dikti ve onu aldı?.."
İNGİLTERE DE RESESYON KAYGISI 25.02.2010 Saat: 14:05 Gönderen: habermerkezi
Japonya'da beklenenden yüksek gelen büyüme rakamlarıyla, iki dipli resesyon korkusu azalırken, İngiltere'de perakende satışlarında yaşanan büyük düşüş, resesyon endişelerinin artmasına neden oldu. Financial Times gazetesinde yer alan bir haberde, İngiltere’de perakende satışlarında son 15 yılda görülen en büyük düşüşün görüldüğü belirtildi. Son yıllarda görülen en ağır kış şartları ve ülkede uygulanan Katma Değer Vergisi’ndeki (KDV) artış, Ocak ayında İngiliz şirketler için büyük bir handikap yarattı. Bu gelişmeler ışığında düşen perakende satışları ülke ekonomisinin 2010’un ilk yarısında iki dipli resesyona gireceği yönündeki korkuları artırdı. KDV’nin 13 ay sonra yeniden yüzde 17.5’e yükselmesi de tüketicilerin harcama yapma isteklerini azalttı.
TMMOB TEKEL İŞÇİLERİNE DESTEK 24.02.2010 Saat: 15:05 Gönderen: habermerkezi
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, yaptığı yazılı açıklamada TEKEL işçilerinin iki ayı aşkın bir süredir "aşına, işine, geleceğine sahip çıkmak için soğuğa, baskıya, zora ve yalana karşı" Ankara'da direndiğini, TMMOB'un ve bağlı odalarının, örgütlü üyelerinin ve çalışanlarının bu süre içerisinde hep onlarla birlikte olduğunu ifade eden Soğancı, "TMMOB başından beri 'Hepimiz şimdi TEKEL işçisiyiz' dedi. Onlarla omuz omuza durdu. TMMOB şimdi 20 Şubat'ta da Ankara'da 'direnen TEKEL işçileri' ile birlikte olacak." değerlendirmesinde bulundu.
AP DE MEYDAN TÜRKİYE KARŞITLARINA KALDI 24.02.2010 Saat: 15:00 Gönderen: habermerkezi
Son Türkiye Raporunu ABHaber'e değerlendiren Avrupa Parlamentosu (AP) eski üyesi Vural Öger, raporu okuduğunda AP'deki eski günlerini hatırladığına dikkati çekerek "Maalesef AP Dış İlişkileri Komisyonu'nda Türkiye ve Kıbrıs sorununu bilip bunu diğer parlamenterlere anlatacak parlamenter neredeyse kalmadı" şeklinde konuştu. Rapordaki Kıbrıs ile ilgili ifadelerin sertleştirilmesinde Kıbrıslı Rum ve Yunan parlamenterlerin oynadığı rolü vurgulayan Öger, "Türkiye raporuna ilk baktığımızda maalesef zayıf kaldığımız ortada. Burada başarısız olunmuştur" dedi.
Türk-İş'ten yapılan yazılı açıklamada, TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu'nun, bir genelge yayınlayarak teşkilatlarına bu kararların hayata geçirilmesi çağrısı yaptığı kaydedildi. Açıklamaya göre, alınan kararlar çerçevesinde eylemler şu doğrultuda gerçekleştirilecek: TÜRK-İŞ'e bağlı sendikaların Ankara Şubeleri'nin 25 Şubat'ta saat 18.30'da kendi şubelerinde oluşturacakları kortejle varsa meşale yoksa mumlarla TÜRK-İŞ Genel Merkezi önüne gelecek ve burada diğer konfederasyonlardan gelen işçi ve kamu çalışanları ile birlikte bir basın açıklaması yapacak. 27 Şubat'ta 2 saatlik eylem için şubelerde oluşturulacak kortej TÜRK-İŞ Genel Merkezi'ne gelecek.
HİDROELEKTRİK SANTRALLERİNE BÜYÜK TALEP 24.02.2010 Saat: 10:39 Gönderen: habermerkezi
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın (ÖİB), özelleştirmeye çıkardığı 52 akarsu santralına(hidroelektrik santralı-HES) büyük talep çıktı. Özelliştirilecek 52 santralın 19 ayrı gruba ayrılmasındaki amaç ise, bir yandan daha küçük ölçekteki yatırımcıların, diğer yandan da tesislerin bulunduğu bölgelerdeki yerel yatırımcıların ihaleye katılımı sağlanması oldu. Bu 19 gruptan en büyük ilgiyi ise Kayadibi grubu gördü. Bu santrala 61 teklif gelirken, Bünyan, Çamardı, Pınarbaşı, Sızır grubu 57 teklif, Bayburt, Çemişgezek, Girlevik grubu da 54 teklif aldı... İhale Komisyonu’nca gerekli görüldüğü takdirde ihale, pazarlık görüşmesine devam edilen teklif sahiplerinin katılımı ile açık artırma şekliyle sonuçlandırılabilecek. (Hürriyet)
CİHANER E İKİNCİ RET 24.02.2010 Saat: 10:27 Gönderen: habermerkezi
Erzurum’a ulaşmasının ardından Cihaner’in avukatlarının önceki gün yaptığı ikinci tahliye talebi dün karara bağlandı. Mahkeme, bu talebi de reddederken, Sekman kararı, Erzurum Barosu’nda bekleyen eşi Muhteber Cihaner ile kardeşleri Gürhan ve Orhan Cihaner’e iletti. Sekman’ın “tahliye çıkmadı” haberi üzerine eşi ve kardeşleri büyük üzüntü yaşadı. Sekman, “Üçüncü kez tahliye için bir üst mahkeme olan Diyarbakır’daki mahkemeye başvuracağız” dedi. Cihaner’in avukatı Turgut Kazan’ın 22 Şubat’ta verdiği dilekçeyle ilgili olarak özel yetkili Erzurum Cumhuriyet Başsavcı Vekili Taner Aksakal’ın “yurtdışına çıkış yasağı konularak tahliye edilebileceği” yönünde görüş bildirdiği, ancak Şahin’in “kuvvetli suç şüphesinin varlığı, mevcut delil durumu, tutuklu kaldığı süre, delilleri karartma şüphesi bulunması” gibi gerekçelerle talebi reddettiği öğrenildi.
Savcılık sorgularının ardından Nöbetçi 10. Ağır Ceza Mahkemesine sevk edilen Tümamiral Ramazan Cem Gündeniz, Tuğamiral Aziz Çakmak, emekli Tuğgeneral Mehmet Kaya Varol, emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk, emekli Tümamiral Özer Karabulut, emekli Kurmay Albay Ümit Özcan ve emekli Kurmay Albay Ali İhsan Çuhadaroğlu tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklananlardan Ümit Özcan’ın avukatı Bülent Kılıç, “Bu dosyada imzası olmayan, kimin bilgisayarından çıktığı belli olmayan 2002 yılına ait bir belge var. Bu belge yüzünden tutuklandılar” dedi. O belgenin Tümamiral Cem Ramazan Gürdeniz’in bilgisayarından çıktığı öne sürüldü. Serbest bırakılanların ise Emekli Tuğamiral Engin Baykal, emekli Korgeneral Ayhan Taş, emekli Koramiral Lütfi Sancar, emekli Kurmay Albay Ahmet Metin Dikici, emekli Astsubay Arif Erşan ve Albay Cengiz Köylü olduğu kaydedildi.
GELİŞMEKTE OLAN PİYASALAR DİRENÇLİ 24.02.2010 Saat: 09:41 Gönderen: habermerkezi
Avrupa'da yaşanan borç endişeleri küresel piyasalarda olumsuz hava estirse de, gelişmekte olan ülkeleri analiz eden uzmanlar, yatırımcılara pozisyonlarını koruyarak, yükselişi beklemeleri uyarısında bulunuyor. Uzmanlar, bir zamanlar yüksek enflasyon ve ekonomik bozulma tehlikeleri yaşayan gelişmekte olan ülkelerin artık daha güçlü konumda olduğuna dikkat çekerek, ülkelere yapılacak yatırımlar ve ekonomik büyüme konusundaki olumlu beklentilerini koruyor. The Wall Street Journal'da yayımlanan bir haberde, yatırımcıların piyasalarda yaşanan düşüş hareketini düzeltme olarak gördüğü ve bunun sistemik bir risk olarak algılanmadığı vurgulandı. Piyasalardaki satış hareketini endişe verici boyutta bulmayan ABD merkezli Scout International Fund’ın Portföy Yöneticisi James Moffett, “Bu normal bir düzelme hareketi... ve biz de sabırla [piyasaların] normal seyrini takip etmesini bekliyoruz” dedi. Moffett, yatırımcıların böyle bir düzeltme hareketini yaklaşık dokuz aydır beklediğini de sözlerine ekledi.
KÜRESEL EKONOMİK BÜYÜME YAVAŞ OLACAK 24.02.2010 Saat: 09:34 Gönderen: habermerkezi
Ünlü ekonomist ve iktisat profesörü Nouriel Roubini, tüketicilerin ve bankaların, ülkelerin bütçe sıkıntılarından dolayı olağanüstü güvenlik önlemleri almaya zorlanmasından dolayı, ABD, Avrupa ve Japonya’nın yavaş bir hızla büyümeye devam edeceğini belirtti. Büyük ekonomilerde, merkez bankaları ve hükümetlerin teşvik adına daha fazla program öne sürmemesi gerektiğini söyleyen ekonomist, aksi halde bu ülkelerde de Yunanistan’a benzer bir sorunun baş göstereceğinin altını çizdi. Roubini, ABD ekonomisinin ağır bir iyileşme sürecinde olacağı öngörüsünde bulundu ve ülkenin istihdam piyasasında yakın zamanda bir iyileşme görülmeyeceğini söyledi.
TAŞ ATAN ÇOCUKLAR İÇİN BÜYÜK KARAR 24.02.2010 Saat: 09:21 Gönderen: habermerkezi
Mahkeme iddianemeyi iade etti ... Şanlıurfa'da, 5 Aralık 2009 tarihinde izinsiz gösteri düzenleyerek, polise molotof kokteyli, havai fişek ve taşlarla saldırması üzerine çıkan olaylarda, 15- 17 yaşlarındaki 1'i kız 13 çocuk gözaltına alındı. Gözaltına alınan çocuklar savcılık sorgularının ardından serbest bırakıldı. Dosyayı inceleyen Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 13 çocuk hakkında, ‘terör örgütünün propagandasını yapmak’, ‘2 bin 911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etmek’, ‘Tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurmak’ ve ‘Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’ suçlarından 14 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmaları istemiyle iddianame hazırladı.
IMF OLMADAN DA OLABİLDİĞİNİ GÖRDÜK 24.02.2010 Saat: 09:05 Gönderen: habermerkezi
Güngör URAS'ın kaleminden: "Ekonominin canlanması için, üretim ve istihdam artışının başlaması için üreticinin paraya ihtiyacı yok. Onların cebine tüm IMF dövizi konulsa ekonomide büyüme başlayamaz. IMF parası ile ekonomiyi harekete geçirmenin tek bir yolu vardır. IMF parası tüketicinin cebine konulur. Tüketici bu parayı harcar. Talep canlanır. Talep canlanınca yatırım, üretim artar. Bu da olacak bir şey değildir. Unutmayalım, IMF parası hibe değildir. Borçtur. Faizi düşüktür ama sonunda biz bu borcu ödemek zorundayız. Tekrarda yarar var. IMF’den gelecek dövizin ekonominin bugünkü durumunda yararı yok. Yatırımları, üretimi, büyümeyi artıramaz. Olsa olsa bir süre için doların fiyatını düşürür. O kadar. (Ucuz döviz ucuz ithalat demektir. İhracatın zorlaşması demektir. Sonuç olarak, üretim artışına değil, üretimin daha da daralmasına yol açar. Ekonomiyi büyültmez, küçültür.)"
Balıkesir’in Dursunbey İlçesi’ne bağlı Odaköy’de özel bir şirkete ait kömür ocağında dün saat 18.00 sıralarında grizu patlaması meydana geldi. 500 metre derinliğindeki madenin 250’inci metresinde meydana gelen patlama anında maden mühendisi Özgür Seçkin ve 12 işçi hayatını kaybetti. Odaköy’de bulunan kömür madeninde 2006 yılında meydana gelen grizu patlamasında ise 17 işçi hayatını kaybetmiş, 7 işçi de yaralanmıştı. Geçen Aralık ayında Bursa’nın Mustafakemalpaşa İlçesi’nde bir kömür madeninde meydana gelen grizi faciasında 19 kişi ölmüştü...
FİNANSAL KRİZLERDE ACİL FON ÖNERİSİ 22.02.2010 Saat: 17:24 Gönderen: habermerkezi
Dünyaca ünlü ekonomistlerden ve Yunanistan Hükümetine son finansal krizde danışmanlık yapan Stiglitz, AB’nin Yunanistan ve benzer durumda olan diğer ülkelere yardım edeceğini açıklaması gerektiğini söyledi. Bununla birlikte, birliğin acil bir durumdan hemen devreye girebilecek acil durum fonları oluşturması gerektiğine de dikkat çekti. Stiglitz, “Euro bölgesinin bunun sadece Yunanistan’ı ilgilendiren bir sorun olmadığını fark etmesi gerekiyor. İşin içinde İspanya ve Portekiz gibi ülkelerde olduğu için bu AB’nin sorunu. Bu yüzden birliğin bir şekilde devreye girme sözü vermesi lazım” dedi. Birçok ekonomistin aksine Yunanistan’ın Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) yardım alma seçeneğini değerlendirmesi gerektiğine inanan ekonomist, kurumun borç verme şartlarının on yıl önceye göre çok değiştiğini ve bu yüzden ülkeye yardımcı olabileceğini dile getirdi. Joseph Stiglitz
TEKEL İşçileri Dayanışma Günü eyleminin tamamlanması nedeniyle genel merkez önünde işçilere seslenen TÜRK-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, TEKEL işçisinin adalet arayışının TÜRK-İş’in bağrında ve desteğiyle süreceğini söyledi. KESK Genel Başkanı Sami Evren de TEKEL işçisinin mücadeleyi kazandığını, siyasi iktidarın ise kaybettiğini savundu. Evren, 4-C statüsünden geri adım atılıncaya kadar eylemin devam edeceğini bildirdi. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, “Bu eylemin soğuduğunu düşünenlere bunun soğumadığını, dün, başta Başbakan olmak üzere herkese gösterdiniz” diye konuştu. Akyıldız, eğer ateşe atlanması gerekirse dört genel başkanının en başta atlayacağını da sözlerine ekledi.
ESKİ KUVVET KOMUTANLARI GÖZALTINDA 22.02.2010 Saat: 13:08 Gönderen: habermerkezi
İstanbul’da yürütülen soruşturma kapsamında, Ankara Terörle Mücadele ekiplerince Eski Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına’nın da aralarında bulunduğu toplam 14 kişi gözaltına alındı. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek ile eski birinci Ordu Komutanı emekli Orgeneral Ergin Saygun ise İstanbul’da gözaltına alındı. Bu kişilerin sabah erken saatlerde Adli Tıp’ta sağlık kontrolünden geçirildiği öğrenildi. Öte yandan, Emekli Orgeneral Fırtına ile emekli asker olduğu belirtilen diğer 6 kişinin, haklarında yapılacak işlemin ardından İstanbul’a götürüleceği belirtildi. (Haber)
Fikri Sağlar’ın bir köşe yazısında dönemin Genelkurmay Başkanı'na “hakaret” suçunu işlediğini öne sürülmüştü. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce Dolmabahçe Sarayı’nda Başbakan Erdoğan’ın dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a bir dosya vermiş olabileceğini 15 Mayıs 2008’de Birgün gazetesindeki yazısında ima eden eski bakanlardan Fikri Sağlar beraat etti. Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmada Büyükanıt’ın avukatı, Sağlar’ın köşe yazısında “hakaret” suçunu işlediğini öne sürerek, cezalandırılmasını talep etti. Hakim İrfan Adil Uncu, sanığın gazeteci sıfatıyla kaleme aldığı yazının, görüşmeye katılanların şeref ve saygınlığını rencide edebilecek noktaya ulaşmadığı kanaatine varıldığından, sanığın beraatına karar verdi.
EKONOMİK KRİZİN NEDENLERİ ELE ALINIYOR 18.02.2010 Saat: 08:05 Gönderen: habermerkezi
küresel ekonomik krizi nedenlerini incelemek üzere oluşturulan komisyonda ifade veren önde gelen finans kuruluşlarının yöneticileri, hata yaptıklarını kabul ettiler. Goldman Sachs'ın yönetim kurulu başkanı Lloyds Blankfein, özellikle yeni finans yatırım paketlerine ilişkin yaklaşımların Amerikan ekonomisini riskle karşı karşıya bıraktığını söyledi. JP Morgan Chase'in en yetkisi ismi Jamie Dimon da, ''Bazı hatalar yaptık, daha iyi yapabileceğimiz çok şey var'' dedi. Dimon'un özellikle altını çizdiği yetersizlik de, bankanın konut sektöründe değer düşüşünün yüzde 40 civarında olacağını öngörememiş olması. JP yetkilisi, ''Emlak fiyatlarının sonsuza dek yükselemeyeceği gerçeğini ıskaladık'' dedi.
ABD Başkanı Barak Obama, Beyaz Saray'da konuştu: “Kuşkusuz yüzde 9.7’lik işsizlik oranının olduğu bir ortamda Amerikalıları ikna etmek için daha çok çalışmamız gerekiyor. Bir çok Amerikalının teşviklerden fayda sağlayamadığının farkındayım. Ekonomik yileşmeyi hissedemediklerini biliyorum. Milyonlarca insan krizle mücadele ediyor. Yani bu iyileşmenin çok hissedilmediğini gösteriyor. Bu yüzden tüm gücümüzle ekonomiyi iyileştirmek için çalışmalara devam ediyoruz. Şu anda Kongre bir kaç milyar dolarlık yeni istihdam teşviği için çalışıyor.”
DÜNYA RESESYONDAN ÇIKIYOR 18.02.2010 Saat: 07:32 Gönderen: habermerkezi
Dünya Bankasının yıllık küresel ekonomik öngörü raporunda, 2009'da daralmanın ardından, 2010'da büyümenin 2,7 olacağı tahminine yer verildi. Ancak yılın sonlarına doğru büyümenin hız kaybedeceği, bunun da hükümetlerin ekonomiyi canlandırma paketlerinin etkisinin azalmasıyla yaşanacağı belirtildi. BBC ekonomi muhabiri Andrew Walker, Dünya Bankası'nın büyümenin hassasiyetine, küresel krizin finans dünyasının önümüzdeki on yıllık çehresini değiştireceğine dikkat çektiğini aktarıyor. İşsizliğin artması, özel sektörden mal ve hizmet talebini geriletecek. Dünya Bankası, önümüzdeki beş ila on yılda kalkınmakta olan ülkelerin, yatırımlar için uluslararası finans desteğine erişimlerinin daha güç ve daha pahalı hale geleceği uyarısında bulunuyor. Doğrudan yabancı yatırımlar da bu durumdan etkilenecek. Dünya Bankası'nın raporuna göre kalkınmakta olan ülkeler bu eğilimden en fazla zarar görecek yerlerin başını çekiyor.
Avrupa Komisyonu tarafından oluşturulan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere (KOBİ) 41 ülkede iş yapma ve teknoloji transferi ya da desteklemelerle kendilerini geliştirebilmeleri için imkan sunduğu Avrupa İşletmeler Ağı (AİA) Akdeniz Ofisi'nin, desteklediği ve düzenlediği etkinliklerle Mersinli firmaları yurt dışındaki firmalarla buluşturmaya hazırlandığı bildirildi. Adana, Mersin, İzmir ve İstanbul'da bulunan AİA'lar ile Ege İhracatçı Birlikleri, Ege Üniversitesi, Adana Ticaret Odası, MTSO ve İstanbul Ticaret Odası'da destek verdiği organizasyonda, Türkiye'yi yatırım ve işbirliği açısından stratejik önemde bir ülke ilan eden İtalya ile işbirliğini geliştirmenin yolları aranacak. Mersin'e stratejik konumu ve tarım-gıda alanındaki yüksek potansiyelinden dolayı özel ilgi gösteren İtalyan firmaların, kentte yapılacak tarım-gıda alanındaki işbirliği ve yatırım olanaklarını görüşmesi bekleniyor...
NTV’de Oğuz Haksever’in programına konuk olan Yargıtay Ceza Kurulu Onursal Başkanı Osman ŞİRİN, hem meslektaşlarını hem siyasileri şu sözleriyle “hukukun üstünlüğüne” çağırdı:“Cumhuriyet Başsavcısı yaptığı soruşturmayla ilgili olarak bazı iddialar doğrultusunda yakalanmış özel yetkili mahkeme tarafından tutuklanmış. HSYK normal prosedür ol arak Adalet Bakanlığı’ndan müfettiş istese günlerce süren bir soruşturma söz konusu olacaktı. Bunu mu istiyorlar? Kendilerini bir ilin cumhuriyet başsavcısının yerine koysunlar. Türk yargısı zaten sorgulanır bir duruma getirildi. İki senedir Türkiye’de öyle işlemler var ki son derece üzücüdür. Tuz kokarsa umut biter diyorlar, doğrudur. Yargının faaliyetlerini siyasallaştırmak için iktidar ve muhalefet hoyratça davranmaktadır.”